“ BİR HAYATIN YORUMSUZ HİKAYESİ ”

AŞIK TÜRKMEN KİMDİR? 

            1950 Tarihinde Ankara’nın Çubuk köyünde doğdu. Okula gitme yaşına geldiğinde köyünde okul olmaması nedeniyle İlköğretim Eğitimi de dahil olmak üzere hiçbir okul eğitimi almadı. Küçük yaşta olmasına rağmen döşemecilik mesleğini öğrenmeye başladı.

            Yıllar birbirini takip ederken 18’li 19’lu yaşlarda Ankara’dan İstanbul’a göç etti. İstanbul’a geldikten sonra çeşitli yerlerde döşemecilik mesleğine devam etti. İstanbul’da döşemecilik mesleğinden hariç musikiye de merak saldı. Bu başlarda hobi idi. Ancak ileriki zamanlarda gelişti ve merakla bu işinde üstünde durmaya başladı. O zamanın değerli Müzik hocalarından saz eğitimi almaya başladı.

            Ancak bu aralarda askerlik vs.ler girdi ve bir müddet bu tür hobilerine ara verdi.

            İstanbul’da 1980 sonrasında düzenlenen bir ses yarışmasına katıldı. Derece alamamasına rağmen bu müzik sevgisinden vazgeçemedi. Devam etti çalışmalarına...

            Kendi azmi , başarısı ve birikimi ile 1981 – 1982 seneleri arasında “Olur mu Böyle Dünya” adlı kasetini piyasaya çıkarttı. Kaset fazla bir etki göstermedi. Ancak; kendince piyasaya kaset çıkartma mutluluğunu yaşadı.

            Hiçbir eğitimi olmamasına rağmen; okumayı gazetelerin yazılarını tek tek ve hece hece okuyarak öğrendi.

            Kendisi ”ben halkında tabiri ile eğitimimi hayat mektebinden ve hayat üniversitesinden yüksek doktora ile bitirdim” diyor ve “Okuyup da meydanda dolaşan o kadar kara cahil var ki” diyerek bitiriyor.

            1980 ve sonrasına dair yazdıkları bu gün Türkiye’nin neden bu halde olduğunu açıklayabilecek tespitli yazılarla mevcut.

            Bu gün döşemecilik mesleği ile ilgileniyor ve halende müziğe olan sevgisinden bir dirhem bile azalma yok. Yine saz’ının tellerine acıyla dokundurup başlıyor “Olur mu Böyle Dünya”’dan ve bitiriyor “ Felek Oyun Etti Yine” ile...

            Ve Evet yine söyleniyor. Bir iki cümle dökülüyor dudaklarından; “sözlerim Dünya’da yaşadığını sanan gamsız ve umursamaz insanlara sitemim” diyerek bitiriyor. Daha da ağzından şu naçizane sözler dökülüyor.  

            “Saz çalınır söz söylenir”,

            “Aşık Türkmen böyle dinlenir”